6 Eylül 2017
2

Giriş Katından mı Ev Almalı, En Üst Kattan mı?

Emlak piyasasında ev alırken de, kiralarken de üzerinde en çok durulan konulardan biri dairenin binanın kaçıncı katında olduğudur. Satılan ev ‘ara kat’ta ise bu durum satıcı tarafından özellikle belirtilir. Çünkü ara kat her zaman daha değerlidir. Bu yüzden de görece pahalıdır. Peki, ya ara kata verecek paramız yoksa, o zaman ne yapacağız? Apartmanlarda 2 kat diğerlerine göre daha uygun fiyattan satışa sunulur. Bunlardan ilki giriş katı, diğeri ise en üst kattır. İkisinin de birbirlerine ve diğer katlara göre artıları ve eksileri bulunur. En üst kat dairelerin en önemli artısı manzaralı ve havadar olmalarıdır. En üst katta oturuyor olmanın rahatlığını her daim hissedersiniz. Ne üst katta koşturan çocuklar vardır, ne de balkonunuza düşen sigara izmaritleri. Buna rağmen en üst katların en büyük dezavantajı yazın sıcak, kışın soğuk olmalarıdır. Merkezi sistemle ısınan bazı apartmanlarda da, kaloriferin ısısı en üst katlara çıkamamaktadır. Çatının izolasyonunun yetersiz olması durumunda ise daireniz rutubet alabilir ya da tavanı akabilir. Öte yandan giriş katı daireler de en üst katlara alternatif olarak değerlendirilebilirler. Giriş katlarının en büyük dezavantajı güvenlik sorunlarıdır. Hemen hemen tüm giriş katı dairelerin pencereleri demir parmaklıklarla korunur. Bu da içeride oturanlar için can sıkıcı bir durumdur. Sokağın gürültüsünü duymanız ve mahremiyetinizi korumak amacıyla perdelerinizin kapalı durmak […]
8 Haziran 2017
2017-06-08

Site içinden mi yoksa şehir içinden mi ev almalı?

Konu ev almak olduğunda hep bir ikilem içinde kalıyoruz. Ev satın alırken tercihlerimizi hangi yönde kullanmalıyız? Şehrin içinde ulaşımı rahat; manava, markete yakın bir ev mi tercih etmeliyiz? Yoksa şehrin dışında, sakin, huzurlu, site içerisinde bir daire mi? Elbette bütçemize uymak kaydıyla buradaki iki seçenek de bize cazip gelebilir. Lüks siteler genellikle şehrin biraz dışında, geniş bahçeli ve güvenlikli yapılar olarak ön plana çıkar. En önemli özellikleri ise pek çoğunun yeni inşa edilmiş yapılar olmalarıdır. Öte yandan şehir içinde yaşamanın ise kendine göre çekici yönleri bulunur. Ulaşım, toplu taşıma ile ve hatta yürüyerek sağlanabilir. Bir çok mahalle hala bakkalı, manavı, kasabıyla mahalle kültürünü devam ettirmektedir.  Ayrıca komşuluk ilişkileri de daha yoğun yaşanmaktadır. Uzun lafın kısası her iki seçeneğin de kendine göre artıları bulunmaktadır. Hangisini seçeceğimiz tamamen beklentilerimize dahası keyfimize kalır. Ancak keyfimize kalmaması gereken bir nokta vardır ki; o da içinde yaşayacağımız evin sağlamlığıdır. Bugün satın aldığımız bir cep telefonu en fazla 2 yıl içinde ömrünü tamamlıyor. Mutfağımıza aldığımız bir tabak ya da bardağı bir ömür kullanacağımız düşüncesiyle almıyoruz. Çünkü biliyoruz ki eskiyebilir ya da kolaylıkla yere düşüp kırılabilir. Otomobillerimizi, yine aynı şekilde, değeri düşmeden satıp değiştirmek isteyebiliriz. Ancak konu bir konut almak olunca işler biraz değişiyor. Sonuçta konutlar bir […]
5 Ocak 2017
1-9

Ev Alırken Cephe Seçiminin Önemi

Yeni bir ev alınacağı zaman insanların ilk merak ettikleri soru dairenin hangi yöne bakıyor olduğudur. Türkiye genelinde de güneye bakan evler bol güneş almaları ve düşük ısınma maliyetleri nedeniyle tercih edilirler. Ama dilerseniz sizi bu yazıya çekmek için kullandığımız bu başlığı bir yana bırakalım. Çünkü mesele bir ev sahibi olmak ise; alacağınız dairenin hangi yöne baktığından çok daha önemli başka konular vardır. Bunların en önemlisi hiç kuşkusuz içinde yaşayacağınız evin sağlamlığıdır. Kuzeye bakan bir evi kombiyi biraz daha açarak ısıtabilirsiniz. Ancak depreme dayanıksız inşa edilmiş bir binayı ne yapsanız kurtaramazsınız. Bu yüzden ev satın alırken birinci önceliğiniz mutlaka o evin sağlamlığı olmalıdır. Yapılan araştırmalara göre bir yapının sağlamlığına etki eden faktörlerin başında kullanılan betonun yapıya uygunluğu ve kalitesi gelmektedir. Doğru yapıda, doğru sınıf betonun kullanılması birincil derecede önem arz etmektedir. Öte yandan bir yapının inşa maliyeti düşünüldüğünde kullanılan betonun maliyeti bunun oldukça küçük bir kısmını kapsamaktadır. Dolayısıyla kullanılan betonun sınıfının C25’den C30’a çıkarılmasının getireceği maliyet, azaltacağı risk düşünüldüğünde oldukça önemsiz kalmaktadır. Yine aynı açıdan baktığımızda; depreme karşı dayanıksız olduğu belirlenen bir yapının güçlendirme maliyeti, daha başından doğru sınıfta ve yüksek kalitede beton kullanılarak inşa edilmiş bir yapının sahip olduğu betonun maliyetinden çok daha fazladır. Bu yüzdendir ki; kaliteli betona sahip […]
16 Kasım 2016
betonda_farkindalik_banner2

Ev alırken nelere dikkat edilmeli?

Hepimiz kendi evimize sahip olmak isteriz. Bunun için birikim yapmaya çalışırız. Gerektiği takdirde harcamalarımıza dikkat eder, masraflarımızı kısarız. Fakat ne yazık ki, konu ev seçimi aşamasına geldiğinde aynı dikkati göstermeyiz. Alacağımız evin mutfak dolapları, banyo fayansları vb. şeyler elbette ki üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken unsurlardır. Ancak bunlardan daha önemlisi, taşınacağımız binanın sağlamlığıdır. Hepimiz konunun öneminin farkında olsak da, birtakım bilgi eksikliklerine bağlı sorunlar yaşarız. Birkaç püf noktası, bu sorunları aşmamıza yardım edecektir. Bir yapının güvenilirliliğine ve sağlamlığına etki eden 4 ana faktör vardır: 1) Zemin etüdü 2) Projelendirme 3) Malzeme uygunluğu ve kalitesi 4) Uygulama ve işçilik Zemin etüdü güvenilir bir yapının olmazsa olmazlarından biridir. Etüt, yapının oturduğu zeminin karakteristik özelliklerinin ne olduğu ve olası bir depremde nasıl tepki göstereceği konularını kapsar. Zemin etüdü raporuna göre, arazinin yapılaşmaya uygun olup olmadığı, uygunsa yapının hangi teknikle inşa edilmesi gerektiği belirlenir. Ev alırken zemin etüdünün yapılmış olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Zemin etüdü yapıldıktan sonra binanın projelendirilme aşamasına geçilir. Bu aşamada ne tür bir yapı inşa edileceği, taşıyıcı sistem seçimi ve yapının mühendislik ve mimari yönden özelliklerinin ne olacağı gibi özellikler belirlenir. Proje hem çizilerek hem de maket halinde tasarlanarak ortaya çıkarılır. Burada sorulması gereken asıl soru şudur: Yapı projelendirildiği gibi mi inşa […]
9 Ağustos 2016
bf_metinustu5 (1)

Beton deyip geçmeyin!

Beton her şeyden önce teknolojik bir üründür. Çimento, su, agrega ve benzeri maddelerin uygun oranlarda ve koşullarda bir araya getirilmesiyle oluşur. Evinizde küçük tamiratlar yapmak istediğiniz zaman bir miktar çimento, kum ile suyu karıştırmak ve yeterli bir kıvam tutturmak yeterli olabilir. Ancak, bir binanın inşası söz konusu olduğunda durum bu kadar basit değildir. Hazırlanan betonun teknik özellikler bakımından hem belirlenmiş beton standartlarına hem de projeye uygunluğu önem taşımaktadır. Bu konu deprem kuşağında yer alan bir ülkede yaşıyor olmamız nedeniyle özellikle önem taşıyor. Buradaki standartlardan kastımız aslında doğru projede doğru tip betonun kullanılmasından ibaret. Şöyle açıklayalım: 4 kişilik bir asansöre 5 kişinin binmeye çalıştığını düşünün. Asansör yükün fazla olduğunu belirtmek amacıyla alarm verecek ve taşıyacağı yük güvenli bir sınıra düşmeden hareket etmeyecektir. Böyle bir durumla karşılaştığımızda pek yadırgamaz ve bir sonraki asansörün gelmesini bekleriz. Çünkü biliriz ki bu ciddi bir durumdur. Asansörün bir taşıma kapasitesi var ve onu zorlamaya kalkarsak hayatımız tehlikeye girebilir. Benzer şekilde binaların yapımında kullanılan betonun da belli bir dayanım kapasitesi bulunur. Her yapıda o yapının amacına uygun dayanım özelliklerine sahip beton kullanılır. Bir köprü inşa ediliyorsa kullanılan beton farklı, bir konut inşa ediliyorsa farklı, evde tamirat yapılıyorsa farklıdır. Peki, burada bilmemiz gereken şey ne? Betonun dayanıklılığı sınıflarla […]